Ay’ın ölümcül tehdidi | Kültür-Sanat Haberleri

İnsanoğlu, 50 yıl sonra Ay’a geri dönmenin hazırlığını yapıyor. “Ay’a geri dönme projesinde”, insanlı iniş aracı ihalesini Elon Musk’ın SpaceX şirketi kazanmıştı. NASA, ‘Artemis’ adlı projeyle 1972’den sonra ilk kez Ay’a geri dönmeyi planlıyor.

Gerçek hayatta Ay ile ilgili bu gelişmeler yaşanırken tam tersi bir durum ‘Moonfall’ ile beyazperdede yaşanıyor. Ay, Dünya’ya geliyor. Yani Ay yörüngesinden çıkıp Dünya için ölümcül bir tehdit oluşturuyor.

Roland Emmerich imzalı ‘Moonfall’, 150 milyon dolarlık bütçeli prodüksiyonu ve etkileyici görsel efektleriyle dikkat çekiyor. Gösterime 4 Şubat’ta giren film, Ay’ın yörüngesinden çıkıp insanlık için büyük bir tehdide dönüşmesini konu alıyor.

‘Moonfall’de bir grup bilim insanı dünyanın sonunu getirebilecek bu olayı önleyebilmek için Ay’a doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor.
Halle Berry, Patrick Wilson, John Bradley, Michael Pena, Donald Sutherland’in oyuncu kadrosunda yer aldığı filmin konsept danışmanlığı NASA’ya ait. Filmin başrolü dünya yıldızı Halle Berry film için özel açıklamalarda bulundu.

Halle Berry, hayat verdiği Fowler karakteri için “Aslında bu rol bir erkek için yazılmıştı. Buna rağmen Roland’ı bu rolü bir kadın karaktere dönüştürdüğü ve aynı etkiye sahip olabileceğini düşündüğü için takdir ediyorum. Fowler’ı çok zeki biri olarak tanımlıyorum. Erkekler dünyasında hayatta kalabilen bir kadın. Astronot olmak kolay değilken biz onu NASA’nın yöneticilerinden biri olarak görüyoruz. Bu pozisyona gelmeyi başarmış bir kadının son derece zeki ve güçlü olmaması mümkün değil” diye açıklamalarda bulundu.

Halle Berry, bilim kurgu filmleri içinde yer almanın nasıl bir tecrübe olduğunu “Her şey hayal gücümüze bağlı ve bence bu filmler bu yüzden diğerlerinden çok farklı. Hayal gücümüze bağlı kalmamız gerekiyor. Roland bizimle ön izlemeleri paylaşıyor ve bize neler olacağına dair temel bir fikir veriyor ama her şeyin hayal edebileceğimizden çok daha canlı ve çok daha hareketli olacağını biliyoruz. Bu durumda ne hissedeceğimizi düşünmemiz gerekiyor” sözleriyle ifade etti.

Filmdeki teknik detaylarla ilgili gerçek bir astronottan ders aldıklarını söyleyen Berry, “Neye dokunulmalı, neye dokunulmamalı, doğru düğmeler nerede, neye ne zaman basılması gerekiyor, her detayla ilgili ders aldık. Yani filmde bir düğmeye bastıysak veya bir şeye tıkladıysak onları rastgele seçmedik, gerçekçi kılmaya çalıştık” dedi.

Konsept danışmanlığı NASA’ya ait olan film için açıklamalarda bulunan Roland Emmerich, “Ay’ın doğal bir nesne olmadığına inananlar var” diyor ve ekliyor “Bunun bir film için ilgi çekici bir fikir olduğunu düşündüm. Bu cisim Dünya’ya çarparsa ne olur? Tabii ki onu nasıl durduracağımızı bulmamız gerekecekti. Ancak gezegenimizi kurtarmak için Ay’a giden karakterlerin yanı sıra geride kalan ve hayatta kalmak için mücadele eden ailelerin de hikayelerinden çok etkilendim” diyerek filmin ortaya çıkış serüvenini anlattı. Emmerich sözlerini “İzleyicilere her zaman daha önce görmedikleri şeyleri vermek isterim” şeklinde sonlandırdı.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.